1. Gün:

Kırklareli – Vize – DemirköyKıyıköy (İğneada)

Tur, Kırklareli’de Dereköy sınır kapısından başlayacak. Yolculuğun ilk durağı Vizedir.

GaziSüleyman Paşa Camii – Küçük Aya Sofiya, İmparator I. Jüstinyen döneminde (527-565 yılları arasında) Bizans döneminden kalma bir Ortodoks kilisesidir. Daha sonra bir Ortodoks bazilikası olarak tasarlanan bir camiye dönüştürülen kilise, 6. yüzyıl da inşa edilmiştir.

Vize kalesi antik Roma çağında inşa edilmiş bir tahkimattır.

Amfitiyatro  2-inciyüzyılın geç Roma Çağı sırasında inşa edilen Trakya’da tek bilinen açık tiyatrodur.

İkinci durak: Demirköy

Dupnitsa mağarası Trakya’da ikinci büyük mağaradır. O, 4 milyon yıl boynca oluşan yeraltı bir sistemdir. İki katlı olup üç kavernadan ibarettir ve 2720 metre uzundur.

Demirköy’deki Dökümhane,  1453 yılında Konstantinopol’un  Fatih Sultan II- inci Mehmed tarafından  fethedilmesi sırasında fırlatılan  top güllelerinin orada üretilmiş oldukları ile ünlüdür.

Ücüncü durağımız: Kıyıköy – İğneada

Aya Nikola Manastırı – nehir kıyısına yakın Kıyıköy kasabasının merkezinden takriben 15-30 dakikalık yürüyüş mesafesinde dağ tepesinin kayalık bir yamacında yontulmuş mütevazi bir dini komplekstir.  O, İmparator I.Yüstiniyan  zamanında Bizans döneminde inşa edilmiş bir ortodoks manastırıdır.

2.Gün

Kırklareli Merkez ve Edirne

Kırklareli Merkez

Hızır Bey Külliyesi: Budini site Hızır Bey camii, ikili banyo, arasta (osmanlı pazarı) ve fıskiyeden ibarettir. Büyük cami olarak da tanınan Hızır Bey camii 1383 yılında inşa edilmiştir.

Kırklareli Müzesi: Kırklareli müzesi üç ana bölümlerden oluşmaktadır – doğa ve kültür, etnografya ve arkeoloji.Müze, belediye binası olarak 1894 yılında Mustafa Neşet Paşa ve o dönemki belediye başkanı olan Hacı Mestan Efendi tarafından yapılmıştır.

Yayla Mahallesine devam edip,  Atatürk’ün  evi  ve tarihi evlerin bulundukları tarihi mahhaleyi ziyaret ediyoruz. Kırklareli’nin  Yayla mahallesi içinde bulgar, yunan ve yahudi nüfusunun oturduğu bir yerdir.

Aşağıpınar Kazı ve açık hava müzesi – neolit döneminde kurulmuş olan tarihi yaşam alanların kazıları yapılan ve günümüzde açık hava müzesi olarak faaliyet gösteren bir yerdir. Aşağıpınar Höyüğü, Trakya’daki en eski tarım yerleşimidir. 3000 m²’de bulunan Aşağıpınar Höyük, Kırklareli’nin en büyük arkeolojik alanıdır.

Kanlıgeçit kazı alanı: Aşağıpınar kazı alanın 300m batısında bulunmaktadır. Hikayesi M.Ö. 3000 yılına uzanıyor. Balkanlarda bilinen en eski kentsel yerleşim yeridir ve Trakya’daki Tunç Çağı’nın ilk ve teklerinden biri olan Anadolu kolonisinin yerleşimidir.

 

  1. Gün

Edirne – Karaağaç – şehir merkezi

Karaağaç:

Tarihi Karaağaç mahallesi Edirne şehrinde geniş caddeleri, renkli kahve yerleri ve tek katlı evleriyle mutlaka görünmesi gereken yerlerden birisidir. Burada birçok restoran ve çay yerleri bulunmaktadır. Burada birde tarihi istasyon binası ve Lozan anıtı yer almaktadır. Karaağaç Edirnenin 4 km güneybatısında, yunan Kastanies köyün karşısında bulunmaktadır.

Lozan Anıtı ve Müzesi 1923 LozanAntlaşması’naadanmışbiranıt ve müzedir. 1998 yılındaaçılananıt, Türkiye’de Edirnenin Karaağaç mahallesinde yeralmaktaolup, anıtın hemen yanında da eski istasyon binasında müze bulunuyor.

Sultan II. Bayazid külliyesi ve Sağlık müzesi 1484 ila 1488 yıllar arasında inşa edilip Osmanlı İmparatorluğu’nda en büyük sosyal yapılarından biriymiş. Aynı zamanda o Edirne’nin en önemli tarihi miraslarından biridir.

Edirne Köşkü. Edirne’nin Yeni köşkü olarak ünlü olan bu köşk Sultan II. Bayazid tarafından bu bölgede ikinci köşkü olarak inşa ettirilip 1451 yılında tamamlandırılmıştır. Türkiye’de Kanuni Süleyman adlandırılan Sultan Muhteşem Süleyman tarafından 1561 senesinde kurdurulan Adalet sarayı– Kasr-ı Adalet, köşk sitesinden  zamanımıza kadar ayakta kalan tek binasıdır.

Kırkpınar’da tarihi Yağlı Güreşler Meydanı, Zeytin yağlı güreş – Türk güreşçileri belden ayak bileklerine kadar varan kispetlerle giyinmiştir. Güreşten öncesinde onlar birbirinin gövdelerine zeytin yağı dökmektedir. Böylece rakibini sağlam bir şekilde tutmak  zor bir iş olur.

Bir sonraki durağımız Edirne şehir merkezidir.

Saraçlar Sokağı, kenarlarında Bedesten ve Arasta pazarları ve çok nefis kafeteryaların bulundukları ticari yaya sokağıdır.

Edirne’nin Büyük Sinagogu tarihi bir Seferad sinagogudur. O Avrupa’nın üçüncü en büyük ibadethanesi ve bütün Türkiye’de en büyük yahudi ibadethane imiş.

Edirne’de Ali Paşa Pazarı 1569 senesinde Mimar Sinan tarafından tasarlanan kapalı bir pazardır. Kırmızı ve beyaz  taş kemerlerle süslenmiş olup pazara doğru altı çeşitli kapısı var.

Üç Şerefeli Camii:Bu Cami, her biri farklı bir tasarıma sahip olan, içinden birtanesinin üç balkonu olan dört farklı minaresiyle kolayca tanınır.

Eski Camii : Osmanlı dönemine ait Edirnenin en eski tarihi binalarından birisidir.

Selimiye Cami 1569-1575 yılları arasında Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir. Selimiye Cami  Osmanlı mimarlığının zirvesi sayılıp UNESCO’nun Dünya Mirası Listesine 2011 senesinde içerilmiştir.

Edirne kent müzesi: burada bölgedeki tüm kültürel, tarihi ve doğal varlıklarına ait bilgilere ulaşabiliriniz.

Bulgar Kilisesi – Aya Georgi: Edirnenin eski mahallerinden biri olan kayık bölgesinde bulunan kilise 1880 yıllarında yapılmıştır.

  1. Gün


SvilengradHarmanlıHasköy

Haskovo’daki Kenana Parkı belediye arazisinde en büyük park konumundadır.Arazisi  236,6 hektar. Burası macar meşesi, kiraz, kış meşesi, tüylü meşe, madar, yabani kiraz v.s. olmak üzere bazı ağaç çeşitleri görülebilmektedir. “Büyük ve küçük eşik”, gül bahçesi, botanik bahçesi, “Kuru dere”v.s. ilgi çekicidir. 3 kilometre uzun bir parkur suni bir göle kadar yönlendiriyor.

Sveta Bogoroditsa (Meryem Ana) Anıtı 2003 senesinde açılmıştır. 31 metre yüksekliği ile (14’ü  heykelin kendi yüksekliğidir) anıt “Ginnis” Dünya Rekorları Kitabı tarafından küçük Hz. İsa’yı elinde tutan Meryem Ana’nın dünyada en yüksek heykeli olarak tanınmıştır. Heykelin  kaidesinde iç kısmı antik kiliseyi andırıp küçük sunağa sahip olan “Rojdestvo Bogorodiçno” (Meyrem Ana Doğumu) isimli küçük bulgar ortodoks şapeli bulunmaktadır.

Haskovo Bölge Tarih Müzesi tarihi ve kültür mirasına ait 120 000’den fazla nesne ve artifakt muhafaza eder. Müze, seramik, taş, demir ve camdan yapılan tarih öncesi, antik ve orta çağ artifaktları koleksiyonuna sahiptir.

Doğu Rodoplar’ın  Traklar Sanatı Müze Merkezi. Sergi salonunda önemli bir sergi öğesi, Trakya’da antik sanatın eşsiz bir anıtı olarak orijinal kabrin tam kopyasıdır.

 

  1. Gün


HaskoyYambolTopolovgradElhovoSredecBurgas

Kabile Milli Arkeoloji Koruma Alanı – Burası Trakya’nın önemli ekonomi, siyasi ve kültür merkezi, Makedonyalı Filip devletinde önemli bir kale konumundayken ve Gotların istilasına kadar Roma döneminde müreffeh bir şehir olan antik Trak şehri Kabile’nin kalıntıları bulunur. Koruma Alanında antik şehrin gelişmesini tanıtan sergi öğelerini sergileyen 960 metre karelik bir müze var.

Yambol’un Tarih Müzesi 1952 senesinde kurulmuştur. Tarih öncesi, Antik Çağ, Orta Çağ, Nümismatik, Rönesans, Etnografi, Yeni tarih ve En Yeni Tarih olmak üzere zengin müze fonlarına sahiptir.

Jorj Papazov Resim Galerisi – koleksiyonculuk, inceleme, sergi, eğitğim ve tanıtım faaliyetlerini teşvik eder. Galeri, 3100’den fazla eser, 300’den fazla inceleme fonu nesnesi ve 1000’den fazla ihtisas edebiyat cilti içermektedir.

Yambol’daki Bezisten15. yüzyılın  ikinci yarısında  inşa edilmiştir. O, Bulgaristan’da bu tipten tek binası olup Yambol’un sembollerinden biridir. “Bezisten” orijinale çok yakın bir şekilde restore edilip modern şehrin ortamına uyarlanmıştır.

Etnografi ve Arkeoloji müzesi – Müze sergisi 244 metre kare alanında yerleştirilmiştir. Bu, ülke çapında Ege Trakyası, Kırklareli ve Edirne’den gelen Bulgar göçmenlerinin halk el sanatları ve kıyafetlerinin numunelerini içeren en zengin etnografik sergilerden biridir.

Eski Roma şehri Deultum – önce trak yerleşim alanı olarak oluşturulmuş, Roma döneminde VIII Augustus Lejyonu olan büyük bir koloni şehrine dönüşmüştür.

 

  1. Gün


Burgas – Nessebar – Ruen – Aytos – Karnobat– Burgas

 

Burgas Arkeoloji Müzesi – Antik Trakya, Kara Deniz kıyılarındaki Rum kolonileri ve Roma imparatorluğu zamanına bağlantılı arkeolojik buluntular koleksiyonları.

Burgas Etnografi Müzesi – Burgas Bölge Etnografi Müzesi’nin etnografi sergisi Güneydoğu Bulgaristan’ın en zengin koleksiyonu sunar.

Burgas Deniz Parkı – parkta bütün kıtalardan  getirilen yüzlerce egzotik bitki bulunmaktadır. Deniz Parkının eski kısmı (dörtte biri civarında) park sanatı anıtı olarak ilan edilmiştir.

Antik Kaplıca Banyoları  – Aguae Calidae – bu tarihi orta çağı kenti Akva Kalide- Termopolis, Burgas merkezine 15 km mesafede bulunmaktadır. Bu alan daha M.Ö. 1. yüzyılda Trakya döneminden kalma bir sıcak mineral kaynağı etrafında kurulmuştur.

 

Pomorie yakınındaki Trakya kubbeli mezarın tarihçesi Roma dönemine kadar uzanır ve yapımında kubbenin Trakyalı modeli uygulanmıştır. Mezar 22 m uzunluğunda bir batı koridoru, 11.60 m çapında ve 5.50 m yüksekliğindeki dairesel bir oda ile bir mezar höyüğünün altına yerleştirilmiştir.

 

Slançev bryag – Slançev bryag Bulgaristan’ın en büyük ve popüler plaj tatil yeridir.  O, Bulgar Kara Deniz kıyısının pitoresk ve ekoloji bakımından temiz bir körfez etrafında bulunan “Mavi bayrak” ödülünü kazanmış bir tatil yeridir.

Eski Nesebar – Tarihi ve kültürel koruma alanı Nesebar 850 metre civarında uzun ve 350 metre civarında geniş bir küçük yarımadada bulunur. 1983 yılında o UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne yazılmıştır. 3200 sene öncesinde kurulmuş olan Nesebar  Avrupa’nın en eski şehirlerinden biridir.

Nesebar Arkeoloji Müzesi Antik Mesambriya ve Nesebar’ın Orta Çağı tarihini tanıtmak amacıyla  1956 yılında kurulmuştur.

Ruen Belediyesi’ndeki atraksiyonlar  Lülyakovo ve Dobra Polyana köylerindeki etnografi müze koleksiyonunun yanısıra “Domuz kafası”, “Kaplumbağa”, “Muhteşem kayalar” ve “Profesör” adlandırılan kayalıkları içerir.

Aytos’ta Genger adlı Mimari ve Etnografik Kompleksi Aytos yöresine en özgü halk el güzel sanatlarını tanıtan açık alanda etnografik bir sergi teşkil eder.

Markeli kalesi şimdiki Karnobat kasabasından 7,5 km. batısında bulunup bütün Güney Bulgaristan’ın en etkileyici Orta Çağı anıtlarından biridir.

 

  1. 7. Gün

BurgasSozopolPrimorskoTsarevoMalko Tırnovo

Doğa Koruma Merkezi “Poda” (Burgas Belediyesi), E87 Burgas – Sozopol anayolunda, Burgas ve Mandren Gölü arasında ve Karadeniz ile Mandrensko Gölü arasındaki bağlantı yakınında yer almaktadır. Kuş gözlemleme ve bölgedeki kuş çeşitliliğini izleme ve koruma için tesisler sağlanmıştır.

Sozopol kasabası, Burgas Körfezi’nin güney kesiminde, Burgas’a yaklaşık 35 km mesafede bulunan güzel bir yarımadada yer almaktadır. Kentin yaklaşık 5.000 kişilik bir nüfusu var. Bulgaristan’ın Karadeniz sahilindeki en eski şehirlerinden ve ülkenin en popüler sahil beldelerinden biridir. Güzel Eski Kent ve romantik atmosferi dünyanın dört bir yanından çok sayıda turisti çekmektedir.

Sozopol’un eski şehri ve “St. Ivan “ve” St. Petar” adaları, Sozopol’un eski şehri, 1974’ten beri mimari ve tarihi bir rezerv olarak ilan edilirken, adalar 2001 yılında arkeolojik rezerv olarak ilan edildi. Sozopol, bir grup göçmen İyon Yunanlı tarafından MÖ 610’da kuruldu.

Sozopolunarkeolojimüzesi, şehrineskikesimindeyeralmaktadır. Müze, “St. St.Cyril ve Methodius tapınağı ve yanısıra, Sozopol’unkültürmerkezitarafındansağlanançeşitlisalonlarında bulunmaktadır.

 

Trakya Megalitik tapınağı “Beglik Taş” (Primorsko belediyesi), Primorsko kentinin 5 km kuzeyinde, Istranca Dağı’nın eteklerinde yer almaktadır. Güney Karadeniz sahili ve Istranca Dağı’nın Trakya tarihinin en büyük keşiflerinden biridir.

 

Kiten (Primorsko Belediyesi) yakınlarındaki Trakya kalesiUrdoviza“, MÖ 12. yüzyılda Troya Savaşı’ndan beri var olmuştur. Kalenin önemli bir Bulgar kalesi ve deniz üssü olduğu Antik ve Orta Çağ’da burada bir liman olduğu kanıtlanmıştır. 2016’dan beri, ulusal öneme sahip kültürel mirasın bir nesnesi olmuştur.

 

Primorsko’daki Belediye Tarih Müzesi, şehrin merkezi kısmında yer almaktadır. Primorsko Belediyesi topraklarında yapılan arkeolojik kazıların sergilenmesini sunan 2015 yazından turistleri ağırlıyor.

 

Kalıcı Arkeoloji Sergisi – Kiten’deki Deniz Tabanından Sırlar 2006 yılında açılmış, tarih öncesi bir yerleşim, batık gemi ve çapalardan gelen buluntular içermektedir. Urdoviza’nın sur duvarlarının arkeolojik çalışmalarından elde edilen eserler sergide yer almaktadır.

 

Tsarevo Belediyesi Tarih Müzesi 2012 yılında açılmıştır. Kültürel kurumun misyonu, Istranca Karadeniz’in mirasını korumaktır. Belediyedeki 13 yerleşim bölgesinin sınırları üzerinde faaliyet göstermektedir.

 

Vassiliko gümrük – Tsarevo (Tsarevo) eski şehirde “Sv Uspeniye”de kilise alanındaki arkeolojik araştırmalar sırasında 2012 yılında keşfedildi.

 

Bulgari köyü – Bu küçük köy, Tsarevo ve Doğa Parkı “Istranca”nın 17 km batısındabulunmaktadır ve Istranca bölgesinde tek folklor rezervi surumundadır.

Bulgari köyünde, UNESCO’nun somut Olmayan Miras Listesi’nde yer alan Nestinarstvo, gerçek haliyle korunmaktadır.

 

Malko Tarnovo Tarih müzesi – Bu bölge dah aantik çağından beri yerleşim yeri olarak bilinir.

 

Istranca Tabiat Parkı Ziyaretçi Merkezi – 1160 km2’lik bir alanda bulunan Istranca Tabiat Parkı, ülkenin en büyük korunan alanıdır. Ülkedeki doğal yaşam alanlarının sayısı konusunda bir analoğu yoktur (120).

 

Mishkova Niva, Istranca’daki Trakyalıların en eski sığınağıdır. Malko Tarnovo’ya yakındır.Bilim adamlarına göre, tarihi MÖ 5-3’e kadar uzanır ve başlangıç tabir dolmen olup, daha sonra Güneş Tanrısının kutsal bir mezarına dönüştürülmüştür.

 

“Propada”mezarlığı,Trakya kült mimarisinin muhteşem bir örneğidir.Malko Tarnovo’nun 3 km kuzeybatısında, yüksek bir tepenin üzerinde yer alır ve 40 tepecik nekropolünün bir parçasıdır.

 

Malko Tarnovo sınır kapısına seyahat edilmesi.